soru(n)ları kişiselleşmesi üzerine...

06.06.2010...FEK

İnsan kendi özel hayatının öznesiyken, sosyal topluluklarda nesneye dönüştü müydü trajedi başlar. Bu trajedi acıklı ve bir o kadar yavandır ki insan bu nesneleşme durumunu kendi hayatına taşır. İnsanın kendi özel hayatında bir nesne oluşu ise bitişinin başlangıcıdır.

Sosyal birliktelik içinde olduğumuz insanlarla kurduğumuz iletişim ile, özel birlikteliklerimizde kurduğumuz iletişim birbirinden bağımsız iki kümedir. En iyi arkadaşımızla farklı takımları tutma hakkımız, sevgilimiz ile farklı siyasi görüşleri savunma hakkımız var. Aynı takımı tuttuğumuz birinin yüzüne bakmama, ya da benzer siyasi görüşte olduğumuz insana selam vermeme hakkına sahip olduğumuz gibi...

İkisi iç içe geçti miydi, sevgilimizin görüşüne angaje olduk muydu, aynı partiye oy verdiğimiz adamla mecburen selamlaştık mıydı kıyamet kopuyor.

İnsanın toplumsal ego ve ihtiyaçlar üzerine inşa edilmiş sosyal topluluklarda kopan kıyamet anlaşılabilir, ama kendine sosyal sorumluluk gibi, gönüllülük üzerinden insanın kişisel arzularından sıyrılıp davranması beklenen bir toplulukta bu neyin nesi?

Eğer, insanın duygularına tamamen yenik bir yaratık olduğunu kabul ediyorsak anlaşılabilir bir durum. O zaman lütfen duygularınıza göre davranın, akıl dolu beyanatlarda bulunmayın.

Ama eğer, aklın gücünü kabul ediyorsak, insanların çeşit çeşit olduğunu ve herkesin bu ayrışımı yapamayacağını söylemeyin.

İnsanların sosyal topluluklardaki sorumlulukları ve davranışları ile ilgili düşünceleri alıp kişiselleştirmesi, devamında özellerine indirgedikleri düşüncelere karşı kişisel cevaplar arayıp tekrar sosyal topluma mal etmeleri komik. Gerçi, Sosyal toplulukta kurduğu özel ilişkileri sone erince, ikisi birden sosyal topluluğu bırakan çiftler kadar komik değiller.

Komik olmayan ise, kişisel hırs ve düşünceleri içerisinde, toplulukta hedef aldığını kişinin her görüşüne karşı çıkanlar olsa gerek. Ya da çoğu görüşüne katıldığı kişi ile "kanka" olmak zorundalığı içinde boğulup gidenler...

Bütün bunlara rağmen yaşanan "sosyal trajedi" bir gerçeklikse, "sosyal toplum insanın zavallığının aynasınıdır" denilmelidir.

Ve insanlar toplumsal farkındalık, sosyal sorumluluk gibi mastürbatif masalları bırakıp kendi gerçeklerine dönmelidir...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder