gelin itiraf edelim...


askere gelmezden evvel yazmışım; 08.08.2012...FEK

Kendi çözüm üretemeyişlerimizi CHP'ye fatura ederek günah çıkartıyoruz.

İktidardakine değil ama iktidara tapıyoruz. Böylece ülkede iktidar değil muhalefet sorunu oluyor!

12 Eylül referandumunda "boykot" ve "yetmez ama evet" cepheleri nicel değil ama nitel olarak AKP saflarında yer aldılar.

AKP bu niteliklerden güç alarak niceliğinin çok üstünde bir yapı oluşturdu: Kemalist Cumhuriyet yıkılmıştır.

CHP'nin önünde iki seçenek mevcuttur. İlk seçenek BDP ile koşulsuz ittifak yapmaktır. Tabanını söküp atacaktır.

CHP'nin 2. seçeneği kendini fesh etmektir. Bu boşluk yeni siyasette yeni temeller ve dinamikler oluşturacaktır.

CHP'nin feshi, ülkede muhalefet yok diyenlerin susmasına ya da çalışmasına yol açacaktır. İkisi de iyidir!

CHP iki radikal karardan birini almazsa AKP önümüzdeki dönemde kendi muhalefetini kendi dinamikleriyle yaratacaktır.

Kendi muhalefetini biçimlendiren iktidarların ülkeleri ne hale getirdikleri tarihde tecrübeler ile sabittir.

Mevcut denklemde hepimiz sabit duruyoruz. İki değişken var: AKP ve RTE. CHP üçüncü değişken olabilir mi? Ümitsiziz.

Ülkenin bugününden en çok Kemalistler sorumludur. Yılmaz Özdil - Emin Çölaşan - Bekir Çoşkun üçgeninde sanal savaşanlar için er meydanı yakındır!

...

FEK: askerden döndüğümde "şehit"lerine değil, "insan"larına eğilen bir toplum hayal ediyorum. bu hayali bütün dostlarımla paylaşıyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder